14 Ekim 2010 Perşembe

Güp Güp

Benim kalbim atıyor, Yavaş, ağır ağır.
Kanım bir çekilip, bir pompalanıyor.
Şimdilik durgunum, ölümcül bir sessizlik var içimde.
Savaştan çıkmış bir ülke gibi...
Bir avuç toprak için,
Durdurduğu hayatların pişmanlığının sessizliği var içimde...

12 Ekim 2010 Salı

Bir tek

Sağanak yağmur var içimde

Bilinç altımın saçaklarına saklanabildim ancak...
Aklımdaki boşluklar tümörlere yer açmış,
Negatif kanser hüclerim kış uykusunda
Zifir tutmuş ciğerim
Pas tutmuş boğazım.
Bir tek kalbim teklemiyor, oda seni düşünmediğim zamanlar.
Ellerim nasırlı çoğu zaman ve diş izleri var.
Suratımda lekeler
Çirkin...
Bir tek kalbimi verebilirim sana, onuda seni düşünmediğim zamanlar...
Alkolden ters düz olmuş düşüncelerim var,
Ya gözlerim,
Ne blues kadar mavi,
Ne de hiç dikkat çekmeyen yapraklar kadar yeşil...
O da kanım dışında ki her şey gibi renksiz, soluk.
Vücudum kirli,
Kir pas, günah içinde.
Yağmurlar ve gökgürültüleri içindeyim.
Bir tek kalbim kuru, oda seni düşünmediğim zaman

8 Ekim 2010 Cuma

Frida'dan Diego'ya

Eğer  biri size kendini sevdirmeyi başarıyorsa
Kaçın...
Yani ben öyle yaparım.
Ama bugün dürüst olmalıyım ki,
Bazen kafamda tasarladığım gibi davranmıyorum.
Bazen akıp gidiyorum bende zamanla beraber.
Yine öyle zamanlardan biri, biriyle birbiri ardına kaybettirdi beni tünellerinde...
Ancak yelkovan, akrep,1'den 12'ye kadar sayılardı vs. bir yere kadar,
Ben yine aynı ben, durdurdum her şeyi. Üstelik bu sefer
Dürüst olmak için, bunu yapmaya zorlandığım için.

Bugün biri, daha bir güvensiz bakıyor insanlara daha da büyüyor, mutlu oluyor.
Bilinç altında yarattığı kadınlarla yatıp kalkıyor, seviyor sevişiyor.
Bugün 1 saniyeliğine de olsa acaba diyor,
Hatırlamış mıdır?

Benim sevdiğim bir mektubun adını iliştirdim başlığa,
Frida'dan Diego'ya