23 Eylül 2009 Çarşamba

Candice

Candice , etrafta çıplak dolaşıyor.

Nünist değil fakat , sadece kafasının içinde özgür olabildiğinin farkında .

Kim farkında bunun ve kim anlayabilirki üzerinde yalnızca teninin oldugunu...

cevap: kimse.. Çünkü o konuşmaz kimseyle , çünkü anlatamaz....

Sosyelleşmeyi sever fakat hiç arkadaşı olmamıştır bugüne dek...

Ailesini sever sıcaktırlar ona karşı ama , o hep

kışı soğuğu sevmiş olmalıki , yalnız kalmıştır bu yaşına dek.

Bazen değişmeye bir tshort giyiip üzerine sadece normal olmayı denemiş...

Fakat her zaman gerçeklerin çıplak olduğuna inanmış bir insandı.Her ne kadar

yalancı olsada...

15 Eylül 2009 Salı

mutluyum de

uçmak için bazen kanat çırpmanın gereksiz olduğuna karar vermiştim

hava süzülücektim fakat tek bir çırpınma olmıycaktı , ne rüzgara direnicektim


ne de kendime... bir yerlere çakılana kadar. Belkide yukarda İstanbulun o meşhur martıları gibi beyaz


huzur verici olabilirdim yada son model cep telefonu olan bir süpermene benzerdim,


havada süzülen. bir kerecik olsun bulutların üstünde durmak isterdim öylesine.


aşağıdan gözüktüğü kadar anlamlı olmadıkları kanısına varmak için..


hayatta böyle ya ne küfürler ederiz içimizdende birazcık olsun o ince


çizgide gidip gelsek , yalarız bütün tükürdüklerimizi... değerini


bilmek gerek bulutların, havada asılı duran o martıların vede çizgiromanların...

13 Eylül 2009 Pazar

adınız: pisi soyadınız: pisi


Kediler her ne kadar pek sevilen hayvanlar olmasadabenim saygı duydugum ve hatta evimdede her zaman bulundurduğum bir yaratık türüdür..kendileriyle ilgili saatlerce konuşabilirim.O küçük tatlı suratlarınınaltında mini mini beyinleri olan canlılardır bunlar ve yaptkları bir çok hareketi akıllarını kullanmadan yani iç güdüleriyle yaparlar.Bence tabii hiçbir bilimselkaynaktan yararlanmıyorum bunları yazarken..Yıllar yılı günün 24 saatinin 20sini uyuyarak geçiren buhayvanları neden pisi pisi diye çağırıyoruz aklım almıyor . Araştırdım , aradım taradımpek yararlı şeyler bulamadım . yok mısırlılardan gelmiş yok şöyle böyle...Hadi onu geçtim İstanbulda neredeyse insan sayısına yaklaşacak kadar kedicik var . Onların her biri pisi pisi yi nereden biliyor.şayet benim sevgili miu'yum kendi isminin haricinde hiç bir şeye bakmıyor . Bkz: kişilikli hayvan..Sonra şu kanıya vardım; bütün kediler kişiliklidir ve sokak kedilerinin adıda pisi pisidir...

tom waitsle gözlerini açma isteği

bilmem başkasınada oluyor mu ama ben ne zaman tom amcayı dinlesemhep aynı kokuyu burnuma çekerim.. hep aynı insanı sever ve özlerim..hep aynı hayallerin peşinde olma isteğine kapılırım... fakat halaçocukluk özlemi çektiğimi içten içe fark ettiren kırmızı ayakkabılarımıgiyip dışarıya çıktıgımda , olmuyorki tom waits amca. zaman hakkında , insanlar hakkındayazmak çook saçma.. ben burdayım , onlar hangi klozetin üstünde , bilmem kaçıncı uykusunda..ama yinede başka bir yerde çok sevdiğim bir insanla Hold on demek isterdim bu sabaha...belkide biraz daha uyutulmalıyım , henüz büyüyebilmiş değilim...

11 Eylül 2009 Cuma

hep son kez diye

aşk acı çekmekti, çoğumuz için...benim için..benim olman için ,hiç birşeyimi vermezdim doğrusu..acı cekmek için bir güç sarfetmetdim.. ama isterdim seni değil acıyı..
böyle başlamak istedim bu seferki mektubuma ..bu sefer başarmak istiyorum,,gercektendende gitmek...biliyorsun çok korkagım , ölürken bile canımın yanmasını istemiyorum...bileklerimi kesemem , aşırı dozdan gidemem , kafama sıkamam , boynumdan kendimi asamam...korkarak ölüyorum simdi annemler belki arkamdan küfür eder doğal gaz faturasından...ama gitmeliydim anne sende anla korkagım ben ... karizmatik ölemiyorum bile... halicin bokları agzımdagazlar cigerimde...bir kaç bardak içki içtim.. gazdan mı içkiden mi başım dönüyor bilmiyorum..son intihar denememde yalnızlığın tadını cıkıyor oluyordum.. simdi hafif adrenalin damarlarımda aşk mı bilinmez... güzelsin dünya haksızlık etmiycem bu sefer sanabaşımı döndürücek kadar güzelsin... ama ben sıkıldım bu platonikten...

Şimdi susun

kalemi mi bırakmalı ,mürekkebi bitmeden.şiirlerden yazılar yazılardan öyküler mi doğurtmalı..
rüzgar yeterince esmedin mi..götür şu güneşi tepemden. tenim yandı yeterince.neredeyim hangi yagmur damlasındayagmayan yagmurlarda.gelmeyen bulutlarda.çalışmayan buharlı bir trende, kömür oldum..ben hep sen oldum... çok mu empatikti.hayır ben hep olmayan oldum.gidemeyen oldum.hep iç ses oldum, dışarıya söylenmeye utanılan..birbirlerine kavuşamayan bir yosmayla ,süt cocugunun aşkı oldum..çıplak bir ağaçtım ilkbahara küsen..pastörize edilmiş hayatuzun ömürlü ve bayatama ben süt içmemki..hey garson bana şöyle sessiz sakin birşeyler.

Duvar

sarhoştum.Ağzımdaki uyuşukluk ve baş dönmemle birkaç metre önümde çalan 10 liralık grubakonsantre olmaya çalışıyordum.Nasıl bir yerde durduğumu tam hatırlamıyorum tepedeki ışıkların rengini çoktan unuttum.Tek hatırladığım duvarların soğukluğuydu.Soğuk duvarlarseslerin,notaların ordan oraya çarpıştığı duvarlar. Yaslanmak istedim onlara,sırtımı yaslamak.Soğukluğu biraz olsun hissetmek.Her tarafta insanlar vardı kimseyi seçemiyordum.O an hepsi banayabancı gelmişti.Sarhoş olmaya devam etmeliydim,gecenin sonunu merak etmeye devam etmeliydim.Kalabalıktan sıyrılıp bir duvar beğendim kendime ,evet o tam benim sırtıma göreydi.Gidip ona yaslanmalıydım sadece.Sırtımı yaslıyıp soğukluğunu içime çekmeliydim.Kalabalığın içinden ulaştım duvara.Önce bir süzdüm evet tam bana layiksin.Yaslandım ve soğukluğu hissederken etrafı izlemeye koyuldum.Küçük bir adam dikkatimi çekti.O'da benim gibi bir duvar dibine yaslanmış etrafı izliyor.Önce yaslandığıduvara baktım, benim duvarım kadar güzel değildi.Ama onunkide soğuktu.Elindeki bardak ağzına kadar doluydu,belliki benim gibi sarhoş değil.Arada dönüp yanındaki arkadaslarıyla konusuyor , sonra tekrar müzik dinleyip etrafıseyretmeye devam ediyordu.Bütün gece izleyebilirdim onun boş haraketlerini ve soğuk duvarını. Kalkıp kendimeyeni bir içki aldım geri döndüğümde karşımda soğuk duvardan başka birşey yoktu. Git bakalım.Arkandan bakacak değilim yabancı.Sırtımı duvarlara yaslıyacak kadar yalnızım ben.Hava kararmış mı diye düşündüm.Buraya girerken güneş vardı hala.Saat kaçtıki ne zamandır böyle duruyordum((??)) Merak ettim dışarı çıkmak istedim.Dönüp sırtımı kollayan duvara baktım.Gidecektim sen yerindenkıpırdayamazsın beni terk edemezsin yazık oysa cok tatlı bir duygu terk etmekdeneyemezsin.Hep soğuk suratsız bir duvar olmaya mahkumsun sen.Gidiyorum ben arkamdandua etki hava kararmış olsun,bende o karanlığın içinde buradan gideyim..