hava süzülücektim fakat tek bir çırpınma olmıycaktı , ne rüzgara direnicektim
ne de kendime... bir yerlere çakılana kadar. Belkide yukarda İstanbulun o meşhur martıları gibi beyaz
huzur verici olabilirdim yada son model cep telefonu olan bir süpermene benzerdim,
aşağıdan gözüktüğü kadar anlamlı olmadıkları kanısına varmak için..
hayatta böyle ya ne küfürler ederiz içimizdende birazcık olsun o ince
çizgide gidip gelsek , yalarız bütün tükürdüklerimizi... değerini
bilmek gerek bulutların, havada asılı duran o martıların vede çizgiromanların...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder