9 Mayıs 2010 Pazar

peh

Bir ağacın gölgesinde dinlenmek,
Kavurucu o sıcaklardan kaçarken.
Rüya görmüyorum ne zamandır.
Gözlerimi kapattığımda karanlık bile olmuyor.
Sanki hep buradayım. Bu dünyada.
Hiç ayrılamıyorum, gerçeklerden.
Oysa ben yalanları sevmiştim.
Gözlerimi kapattığımda, kulaklarımda çınlayan yalanları görmeyi
Seviyordum.
Şimdi o dallarında koca yapraklar olan, meyveleri yer çekimine direnen
O ağacın yerinde, tuğlaları uhuyla birleştirilmiş yıkılgan duvarlar var.
Sırtımı onlara bile yaslayamıyorum artık güvenerek.
Oysa önceden yani ben sarhoşken, hep duvarlarla konuşurdum.
Hatta bazıları çok güzel gözükür, fransız filmlerinin kadrajlarından
Dökülen duvar kağıtları olanlar.
Arkalarını göremeyecek kadar bu dünyadayım bir kaç gündür.
Hiç ağlayan bir palyaço göremeyecek kadar bu dünyadayım.
Zaten çok saçma gerçekler varken neden ağlamak istesinler ki?
Yalanlar ağlatır insanı.
Aksini iddia edemediğin yalanlar.
Hatta bazılarının arkasında doğrular bile yoktur.
Ama göremeyecek kadar bu dünyadayım bir kaç gündür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder