21 Mayıs 2010 Cuma

Yeni ben'e alışma sancıları

Yalnızca gözyaşlarıyla çıkmıyor hüzün.
Titriyordum, bir gece bıraktığın karanlıktan.
Tutamadım.
Ellerin hep soğuktu.

Yalnızca bıraktığın boşluklar da aramıyorum hiçliğini,
Karın boşluğuna yatıp, kaybolduğum günleri
Tutamadım,
Gözlerin hep donuktu.

Yalnızca seni aramıyorum,
Seni kaybetmediğim günler dışında.
Tutamadım,
Sözlerin hep tutuktu.
Konuşamazdın, dilin kıvraktı ama sözcüklerin kekemelerdi iki dudak arasında…
Tutamadım.

Yanlış zamanlarda vururdu başına yalnızlıklar.
Ve aydınlık bir geceydi bana savurduğun şarkılar.
Oysa ben karanlık ve uzun olduğunu hayal ederdim,
Değilmiş.

.

Dünya düzenine aykırıydı düzensizlik.
Düzensizlikti bir şeyler beklememek.
Öyle ki Tanrı bile!
Tanrı bile!
O, bile bir karşılık biçmiş iyiliklerine.
Herkes biraz tanrı ilan etmiş kendini.
Küçük harfli.
Ama herşeyin birleşik olduğu bir zamanlarda
Yalnızca senin kölen olabilirim.
Sense benim tasmasız sahibim.
Hadi bırak, mantığı bir kenara
Zaten her şey pardon! Herşey,
Mantıksız şeyler bile o kadar mantıklı ki, kahretsin!

Yürü!

Bir gün duvar dibinden yürü benim gibi,
Denize en uzak olan kaldırımdan.
Kaldırımları seç artık,
Yolun ortası bize göre değil,
Yürü kenardan…

Bir gün duvar dibinden yürü benim için.
Ama sen yalnızca gözyaşlarınla dök hüznünü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder