8 Haziran 2010 Salı

bu nasıl bir nefret, utandım kendimden!

İplerde kirli çamaşırların asılı durduğu bir hayat.
Öyle ki temizi aramak büyük kerizlik.
Mikrop kapmış yaralar artık kabuk bile bağlamıyor.

Biz öykülerde hep bir şeyler anlatırdık,
Şimdi dilimiz varmıyor.
Başlangıçlar da bitişler kadar ucuz.

Yamaların bile modaya uygun senin,
En ucuz olan şey ruhun...
Öyle ki paramparça edilmiş,
Bir parçası bir itin ağzında,
Diğeri kim bilir kimin pençesinde.
Gölgen, vücudunun yanında bembeyaz,
Güneş yanıklarıyla dolu gözbebeğin
Öyle ki görmüyor artık gözlerin.
En iyi dostun yansıman,
Ama sırıtmıyor aynadan.
Bir camın içine hapsolmuş, gerçek bedenin
Mutlu değil o andan.


10.04.2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder