Duvar dibi...
Emekli olmuştuk emeklemekten.
Yürümeden koşmuştuk...
Aniden yağmurun bastırdığı mart gününde,
Koşarak yükseldik.
Duvar dibinden...
Delikleri tıkanmış mızıka eşliğinde dans ettik
Duvar dibinde...
Baharı, şaşırmış ağaçlar.
İlkbaharda kurutmuşlar yapraklarını.
Kimisi de martın dengesizliğine inat,
Rüzgârda uçuşturuyor beyaz çiçeklerini.
Emekli oldu kıştan.
Önümüzde güneş, tepemizde yağmur...
Ankara’da martılara simit attık.
Ocak ayında ip atladık.
Ve emekli olduk bunlardan.
Bize beyaz gözüken yalanlardan.
İpin ucuna bağladık geçmişi.
Uçurduk o balonu.
Bazıları gökyüzünü haketmiyor diye,
Boğaza gömdük.
İyi yüz, Boğulma.Sakın...
Döktüğümüz yağmurları , çakıldığımız şimşekleri sayarsak
Biz YÜZ yaşındayız..Acıyla büyürmüş insan...
Suyla sakinleşirmiş ağız yanmaları, ağıt yanmaları...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder